Ortaklık yapıları kurumsal güç oluşturmanın temelidir. Ancak özellikle anonim şirketlerde, yetki dağılımı net çizilmediğinde ya da taraflar arasında güven sarsıldığında, “aynı gemideyiz ama kaptan kim?” sorusu masaya gelir. İşte burada hem Türk Ticaret Kanunu (TTK) hem de mahkeme içtihatları pusula görevi görür.
1. Kanuna Göre Kim Ne Yapabilir? (TTK Açısından Yetki Sınırları)
Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 365 ve devamı anonim şirketlerde organların yetkilerini belirler. Temel olarak:
- Yönetim kurulu, şirketin idaresinden ve temsilden sorumludur. (TTK m. 365)
- Genel kurul, şirketin stratejik kararlarını alır: kâr dağıtımı, yönetim kurulu seçimi, esas sözleşme değişiklikleri gibi. (TTK m. 408)
- Ortaklar bireysel olarak şirketi temsil edemezler; yetki, organda birleşmiştir.
🔍 Mahkeme Kararı – Yargıtay 11. HD, E. 2017/4567 K. 2018/2849
“Yönetim kurulu yetkisinin genel kurul tarafından gasp edilmesi, kararın yok hükmünde sayılmasına neden olur.”
2. En Sık Görülen Yetki Çatışmaları
- Yönetim kurulu başkanının, diğer üyeleri dışlayarak tek başına karar alması
- Ortaklardan birinin, şirket adına üçüncü kişilerle izinsiz işlem yapması
- Genel kurulun, yönetim kurulunun yerine geçerek günlük işleyişe müdahale etmeye çalışması
Burada hem esas sözleşme hem de yargı kararları belirleyici olur.
3. Çözüm Yolları: Yasal, Sözleşmesel ve Pratik
a) Esas Sözleşmeye Müdahale
En sağlıklı yol, esas sözleşmede yetki sınırlarının açıkça tanımlanmasıdır.
b) Yönetim Kurulu Kararlarıyla Netleştirme
Kurul kararları düzenli ve gerekçeli alınmalı. Aksi halde sonradan “yetki aşımı” iddialarına açık hale gelir.
c) Mahkemeye Başvuru
Taraflardan biri, şirketin menfaatlerine zarar verildiği gerekçesiyle “yönetim kurulunun iptali” veya “temsil yetkisinin kaldırılması” için ticaret mahkemesine başvurabilir.
📌 Yargıtay 11. HD, E. 2019/2053 K. 2020/3389
“Şirket menfaatlerine aykırı şekilde yetki kullanan yöneticilerin görevine mahkeme yoluyla son verilebilir.”
4. Arabuluculuk – İş Mahkemelerinden Ticaret Mahkemelerine
TTK’ya göre ortaklar arası uyuşmazlıklarda doğrudan ticaret mahkemesine başvuru mümkündür, ancak 2020 sonrası içtihatlarda arabuluculuk önerileri artmıştır. Hem süreci hızlandırır hem ilişkileri geri dönülmez şekilde bozmaz.
5. Pratik Öneriler ve Stratejik Hamleler
- Yönetim kurulu yetki devri yapacaksa, yazılı ve açık şekilde yapılmalı.
- Genel kurulda alınan kararlar gerekçeli ve tutanak altına alınmalı.
- Tüm taraflar, temsil yetkisinin sınırlarını bilmelidir. Özellikle dış dünyayla yapılan işlemlerde.
⚠️ Unutmayın: Temsil yetkisi şirketin “ağzıdır”. Kim konuşursa, şirketin söylediği kabul edilir. Bu yüzden sınırlar net olmalı.
📞 Vergi Merkezi | İstanbul Mali Müşavir ve Vergi Danışmanlığı
📧 [email protected] | [email protected]
📞 0212 230 03 04
🔗 Ayrıca detaylı analiz için:
👉 umutakpinar.com
Sık Sorulan Sorular (Soru-Cevap)
1. Yönetim kurulu başkanı tek başına karar alabilir mi?
Hayır, kurulun diğer üyeleriyle birlikte karar almalıdır. Aksi takdirde yetki aşımı oluşabilir.
2. Genel kurul günlük işleyişe müdahale edebilir mi?
Hayır. Stratejik kararlar alınabilir ama operasyonel süreçlere karışamaz.
3. Ortaklardan biri şirket adına işlem yaparsa ne olur?
Yetkisi yoksa, işlem geçersiz sayılır ve doğan zararlardan sorumlu tutulabilir.
4. Yetki çatışmaları mahkemeye taşınabilir mi?
Evet. Ticaret mahkemesi, yetki aşımı, kötü niyetli yönetim veya görev ihmali konularını inceleyebilir.
5. Esas sözleşmede yetki devri yapılabilir mi?
Evet. TTK buna açık kapı bırakmıştır. Net ifadelerle devredilmesi önerilir.
Sonuç: Fırtına Varsa Pusulanız Kanun Olsun
Yetki çatışmaları şirketleri zarara uğrattığı gibi ilişkileri de bozar. Ancak mevzuat, içtihatlar ve stratejik belgelerle önlem almak mümkün. Her şeyden önemlisi, “şirketin menfaati” kavramı herkesin pusulası olmalı.






Bir yanıt yazın